Showing posts with label 80'ler. Show all posts
Showing posts with label 80'ler. Show all posts

Thursday, April 05, 2018

Kate Bush - Running Up That Hill



Hiç kimsenin "Hill" kelimesini bir şarkı içinde Kate Bush kadar duygulu söyleyemeyeceğine inanıyorum..

Thursday, January 11, 2018

Sunday, April 20, 2014

Seksenler



80'li yıllara karşı duyulan özlem ve sevgiyi yüzümde masum bir gülümsemeyle hatırlarım. Arkadaşlarla bir araya geldiğimizde bazen o yılların güzellikleri ve saflıkları muhabbet konusu olur. Bu kadar özlenen, son yıllarda hakkında televizyon dizileri bile çekilen bu zaman dilimi hakkında şu güne kadar okuduğum hiçbir yazı Oğuz Tektaş'ın kısa ve öz bir şekilde "Seksenler" adını verdiği kitabının son sayfalarında o yıllara ait genel bir değerlendirmede bulunduğu cümleleri kadar hoşuma gitmemişti. Yazardan alıntı yaparak burada paylaşıyorum:


"Her şeyden önce önemlisi şaşırabilme ihtimalinin olması güzeldi.

Kaybettiğimiz lezzetler bir yana kokuya hasret kalacağımız kimin aklına gelirdi. Domates de kokardı, çilek de. Ekmeklerimiz elle üretilir, tadına doyulmazdı. Hele fırından alınan o mis kokulu ekmeklerin ucundan koparıp yolda yemek ne kadar güzeldi.

Sokaklarda oynamak, düşmek, üstümüz başımız pislense de dizlerimiz dirseklerimiz kan içinde de kalsa, alnımız şişse de ne olurdu ki! Ekmek çiğner, yapıştırırlar ya da bir kaşık koyarlardı üstüne şiş insin diye. Hemen röntgene gitmez, ultrason çektirmezdik.

Arkadaşımıza küfür de etsek kavga da çıksa aramızda bir şey olmaz, hemen aileler birbirine girmezdi. Nasıl olsa bir abi, amca ya da teyze barıştırırdı bizi.

Sokakta oynayan çocuklar kalmadı. Ruhu alındı sokakların. Hani okul gürültüsü vardır çocuklar pürneşe koşuşurlar da etraf şenlenir ya. Tatil olduğunda ise bir soğuk hava sezilir o boş koridorlara. Çünkü o koridorlar, sınıflar çocuklarla güzeldir. Aynı his şimdi evlerde, sokaklarda. Evlerimiz var, içinde yaşayan yok. Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok. Sokaklarımız var, bağırıp çağrışan çocuklar yok. Ruhsuz oldu her yanımız.

Işıldayan virtinler var, türlü çeşit yiyecek içecek maddeleri var. Ama bakkalların bir sakız bile hediye ettiği yok. Birbirimize yabancılaştık artık. O çok katlı apartmanlarımızda koca bir mahalle kadar nüfus var, birbirini tanıyan yok. Girip çıkan insanlar asansörde karşılaşsalar bir an önce inmek için dua ediyorlar. Yalnızlıklarımızla yaşar olduk. Biz mi istedik böyle olmasını? Yoksa birileri mi ele geçirdi kimliklerimizi..

Şimdi çocuklar şaşıramıyor. Her şey onlara normal geliyor. "Bu yaz seni uzaya göndereceğiz" diye şaka yapacak olsanız neredeyse: "Benim planım var, olmaz" diyecekler. Bu iyi değil, her şeyin sahibi olmak o kadar da güzel değil. Mutlu olamıyoruz böyle olunca. Hiçbir şeyin özlemini yaşayamıyoruz.

Hiçbir şeyi beğenemiyor çocuklar. Bir şeyleri olmasının hayalini kurmuyorlar da dertleri hep "Neden yok". Ellerinde olanın değil hep olmayanın derdindeler. Ve o şey ellerine geçtiğinde bir kıymeti kalmıyor. İki gün geçmeden yeni bir modeli çıkıyor.

O zamanlar belki de her şey daha basitti. İstekler daha sınırlıydı. Diyelim ki paranız var, o da işe yaramayabilirdi. Çünkü almak istediğiniz şeyi satan yoktu. Bir bisiklet alındığında dünyalar bizim olurdu. Bisiklet alınmasının haklı bir dayanağı olmalıydı. Mesela çok güzel bir karne getirmeliydiniz. Atari sahibi olmak da öyle kolay işlerden değildi. Biz işte bu ufacık şeylerle mutlu olmayı öğrenmiştik. Bu gibi malzeme sahibi olduğumuzda günlerce sokaklarda sohbeti olurdu. Şimdi ise herhangi bir çocuk neredeyse harçlıklarını biriktirip kendine bisiklet alabilir. Hem her yerde var hem de o zamanlara göre fiyatlara göre şimdiki fiyatlar çok ucuz. Bundan sonra Commodore 64 gibi basit bir aletten hangi çocuk mutlu olabilir? Sadece bellek kartı bile o zaman adına bilgisayar dediğimiz nesneden daha güçlü olan bir cep telefonuna sahip çocuk neyi beğenir? Neyle mutlu olabilir? Hepsinin dizüstü bilgisayarı var her sene yenilenen."


Sunday, December 30, 2012

The Breakfast Club (1985)

John Hughes'un yönetmenliğini yaptığı film, birbirlerini hiç tanımayan beş lise öğrencisinin farklı sebeplerden dolayı bir Cumartesi günü okula gelme cezası almalarıyla başlar. Cezayı veren kıl öğretmen Mr.Vernon tarafından sabahtan akşama kadar sınıfta oturmak ve "Kim olduğunuzu düşünüyorsunuz?" başlıklı bir makale yazmak zorunda bırakılmışlardır. İlk başta cezalı beş gencin hiçbir ortak noktaları yok gibi görünmektedir. Ancak kısa bir süre sonra hepsinin aileleriyle çeşitli sorunlar yaşamakta olduğu ortaya çıkar. Judd Nelson'un canlandırdığı John Bender karakteri, gruptaki en haşarı tip olarak dikkat çeker.(Sonradan lakabı "Suçlu" olarak belirlenecektir). Sınıfa adım attığı andan itibaren diğer çocuklara sataşmaya başlar. Arıza, korkutucu, ancak aynı zamanda komik bir tiptir. Kısa sürede Mr.Vernon ile kapışarak birkaç hafta sonu cezası daha alır. Kendisine sonradan "Sporcu" denilecek Andrew Clark ile (Emilio Estevez) ile de takışır. Sebebi "Prenses" takma adını alacak olan Claire Standish'e (Molly Ringwald) cinsellik içerikli şakalar yaparken fazla ileri gitmesi ve Andrew'un sabrını taşırmasıdır. Bu arada "Çöp Tenekesi" Allison Reynolds (Ally Sheedy), beşlinin içindeki en garip karakter olarak dikkat çekmektedir. Kimseyle konuşmaz, kimsenin kendisiyle konuşmasına izin vermez, acayip yiyecekler yer.. "Beyin" Brian Johnson (Anthony Michael Hall) ise diğerlerinin aksine not ortalaması yüksek bir öğrencidir. Ancak ebeveynlerinin kendisinden sürekli başarı beklemelerinden bunalmış durumdadır. Saatler ilerledikçe gençler birbirlerini daha iyi tanımaya başlarlar. Hepsinin ortak noktasının ev hayatlarının tatmin edici olmadığı gerçeği ortaya çıkar. Bu da birbirlerine yakınlaşmalarını sağlar. Ancak yine de birbirlerine herşeyi anlatamazlar. Bu arada Bender, yanında taşıdığı esrarı diğerlerine ikram eder. Böylece duvarlar yıkılır. Birbirlerine karşı daha açık olmaya başlarlar. Konuşmalar esnasında çocukların anne-babalarının onları nasıl korkuttukları, onları ne kadar bencilce yönlendirmeye çalıştıkları, kendileri olmalarına ne derece izin vermedikleri ortaya çıkar. İçine kapanık bir tip olarak gözüken Allyson da ilerleyen saatlerde kabuğundan kurtulacak ve konuşmalara katılacaktır. Hatta ebeveynleri gibi olmak istemediklerini konuştukları sırada "Büyüdüğün zaman kalbin ölür" diyerek filmin akılda kalıcı repliklerinden birine imza atar. Gün sona erdiğinde "Beyin" Brian, Mr.Ventor'un istediği "Kim Olduğunuzu Düşünüyorsunuz?" konulu makaleyi aşağıdaki şekilde yazarak masasına bırakır: "Sevgili Bay Vernon, Hatalarımız yüzünden Cumartesi'yi feda ettiğimizi kabul ediyoruz. Bizi kim olduğumuzu düşündüğümüz konulu makaleyi yazmaya zorlamanız çılgınca. Bizi istediğimiz gibi görün, en basit şekilde ve en uygun tanımlamalarla. Ama gördük ki her birimiz birer beyiniz, bir sporcu, ve bir akıl hastası, bir prenses ve bir suçlu..Sorunuzun cevabını verdik mi? Saygılarımızla, Kahvaltı Kulübü" The Breakfast Club, alelade bir gençlik filminden çok farklıdır. Filmin neredeyse tamamı aynı mekan içinde geçiyor olmasına rağmen karakterlerin diyalogları o kadar etkileyicidir ki filmin bir saniyesinde bile sıkılmazsınız. İzledikçe izleyesiniz gelir. Film, ailelerin çocuklarının kişilikleri üzerindeki etkilerini gözler önüne serer. Ergenlik sorunlarına farklı açılardan bakışlar getirir. The Breakfast Club, 80'lerin genel havasına uygun biçimde samimidir. Düşündürür, bazen duygulandırır, bazen güldürür. Son olarak, filmin başında ve çeşitli yerlerinde çalan Simple Minds parçası Don't You Forget (About Me) akıllardan çıkmaz:

Thursday, May 22, 2008

Öylesine Bir Pop-Rock Klasikleri Listesi

Nostalji Modu On:


You’re My Heart You’re My Soul(MODERN TALKING)
In The Heat Of The Night(SANDRA)
You’re A Woman(BAD BOYS BLUE)
Self Control(LAURA BRANIGAN)
Heaven And Hell(C.C.CATCH)
It’s A Sin(PET SHOP BOYS)
Life Is Live(OPUS)
Rock Me Amadeus(FALCO)
Take My Breath Away(BERLIN)
Heaven Is A Place On Earth(BELINDA CARLISLE)
You Came(KIM WILDE)
Touch Me(SAMANTHA FOX)
Wild Boys(DURAN DURAN)
She Bop(CYNDI LAUPER)
Shattared Dreams(JOHNY HATES JAZZ)
Broken Wings(MR.MISTER)
Big In Japan(ALPHAVILLE)
Boys Boys Boys(SABRINA)
The Great Commandment(CAMOUFLAGE)
We Close Our Eyes(GO WEST)
Walk Like An Egyptian(BANANARAMA)
La Isla Bonita(MADONNA)
I Just Died In Your Arms Tonight(CUTTING CREW)
Ravishing(BONNIE TYLER)
Hot Summer Nights(GLORIA ESTEFAN)
Lead Me On(TEENE MARIA)
Beat It(MICHAEL JACKSON)
Russian Lullaby(E-TYPE)
Casablanca(VANESSA JAY)
Who Needs Love(Like That)(ERASURE)
Listen To Your Heart(ROXETTE)
You Spin Me Right Round(DEAD OR ALIVE)
Hello Again(THE CARS)
Shout(TEARS FOR FEARS)
Sweet Dreams(Are Made Of This)(EURYTHMICS)
Jungle Life(TARZAN BOYS)
Somebody’s Watching Me(ROCKWELL)
Rasputin(BONEY M)
She Works Hard For The Money(DONNA SUMMER)
Irgendwie Irgendwo Irgendwann(NENA)
Black Planet(THE SISTERS OF MERCY)
In The Army Now(STATUS QUO)
We Didn’t Start The Fire(BILLY JOEL)
Land Of Confusion(GENESIS)
Enjoy The Silence(DEPECHE MODE)
True Faith(NEW ORDER)
Love Like Blood(KILLING JOKE)
Free Falling(TOM PETTY AND THE HEARTBREAKERS)
December(ALL ABOUT EVE)
She’s A Maniac(MICHAEL SAMBORA)
Another Day In Paradise(PHIL COLLINS)
Take On Me(A-HA)
Invincible(PAT BENETAR)
All That She Wants(ACE OF BASE)
Black Or White(MICHAEL JACKSON)
Frozen(MADONNA)
Careless Whisper(GEORGE MICHAEL)
Let’s Get Loud(JENNIFER LOPEZ)
Livin De La Copa(RICKY MARTIN)
Sex Bomb(TOM JONES)
Spanish Guitar(TONY BRAXTON)
Scotman’s World(SCOTMAN JOHN)
Go West(PET SHOP BOYS)
Wannabe(SPICE GIRLS)
Boombastic(SHAGGY)
I Turn To You(MELANIE C)
I See You Baby(GROOVE ARMADA)
Umbrella(RIHILLA)
Don’t Speak(NO DOUBT)
Losing My Religion(REM)
My Favorite Game(CARDIGANS)
Everything I Do(BRYAN ADAMS)
Strange World(K.E)
Don’t Merry Her(THE BEAUTIFUL SOUTH)
Jesus He Knows Me(GENESIS)
Big Time Sensuality(BJÖRK)
Wicked Game(CHRIS ISAAC)
Missing(EVERYTHING BUT THE GIRL)
Forever Not Yours(A-HA)
Come Undone(DURAN DURAN)
Zombie(THE CRANBERRIES)
Wonderwall(OASIS)
Girls&Boys(BLUR)

80'lerden Playlist Derlemeleri

Gaz Playlist:

The Final Countdown(EUROPE)
Mighty Wings(CHEAP TRICK)
Cherry Pie(WARRANT)
Burning Heart(SURVIVOR)
There’s No Easy Way Out(ROBERT TEPPER)
All She Wrote(FIREHOUSE)
Dream Warriors(DOKKEN)
You Give Love A Bad Name(BON JOVI)
Fallen Angel(POISON)
Sweet Obsession(BONFIRE)
Do You Like It(KINGDOM COME)
Straight For The Heart(TOTO)
Soul Survivor(ASPHALT BALLET)
Kickstart My Heart(MOTLEY CRUE)
Come On Feel The Noise(QUIET RIOT)
Mad About You(SLAUGHTER)
Love Changes Everything(HONEYMOON SUITE)
Don’t Stop At The Top(SCORPIONS)
Welcome To The Jungle(GUNS N’ ROSES)
Go(ASIA)
Hang Tough(TESLA)
Wild Child(WASP)
Break Down The Walls(STONE FURY)
Let Go(Q5)
Slip Of The Tongue(HOUSE OF LORDS)
River Of Pain(THUNDER)
Crazy Nights(LOUDNESS)
Wicked Sensation(LYNCH MOB)
Destiny(MC AULEY SCHENKER GROUP)
Summer Sun(SHOOTING STAR)
Never Use Love(RATT)
Everlasting Flame(JOHN NORUM)
Boys In Heat(BRITNY FOX)



Romantik Playlist:


Love Of A Lifetime(FIREHOUSE)
Desperate Dreams(SURVIVOR)
Stop Loving You(TOTO)
Walk In The Shadows(QUEENSRYCHE)
Is This Love(WHITESNAKE)
What Love Can Be(KINGDOM COME)
Heaven In Your Eyes(LOVERBOY)
When The Children Cry(WHITE LION)
Real Love(SLAUGHTER)
Carrie(EUROPE)
Lovers(FATE)
You Make Me Feel(BONFIRE)
Every Rose Has It’s Thorn(POISON)
Send Me An Angel(SCORPIONS)
Seawinds(ACCEPT)
Living On The Borderline(Q5)
The Flame(CHEAP TRICK)
A Tale That Wasn’t Right(HELLOWEEN)
Alone Again(DOKKEN)
Burning For Love(HONEYMOON SUITE)
18 And Life(SKID ROW)
Time(MC AULEY SCHENKER GROUP)
What About Love(HEART)
Love Song(TESLA)
Savage Heart(PRETTY MAIDS)
The Price(TWISTED SISTER)
Summer’s Rain(SAVATAGE)
When It’s Love(VAN HALEN)
Nobody’s Fool(CINDERELLA)
Crying(VIXEN)
I Saw Red(WARRANT)
When I See You Smile(BAD ENGLISH)
Love Bites(DEF LEPPARD)