Showing posts with label In The Woods.... Show all posts
Showing posts with label In The Woods.... Show all posts

Thursday, August 30, 2012

The Little Things Vol:2 - In The Woods ... - Strange In Stereo Promo CD


Nadir bulunan bir Promo CD olsa gerek ama onu benim gözümde değerli yapan bu değil..Norveçli Black/Avant-Garde/Progressive Metal grubu In The Woods'un (Kendilerini saygıyla anıyoruz) Omnio başyapıtından 2 sene sonra çıkardığı Strange in Stereo, belki ikinci bir Omnio değildir ama grubun bir başka derin, karanlık ve mükemmel albümüdür.(Zaten grup Strange in Stereo'dan sonra bir toplama albüm ve bir konser albümü yayınlayıp dağılmıştır) Elimdeki Promo CD'si, grubun o zamanlardaki plak şirketi İngiliz Misanthropy Records tarafından basılmış..Misanthropy Records'un 2000 yılında kapanmış olduğunu düşünürsek artık bayağı zor bulunabilen bir CD olsa gerek..Neyse, başta da belirttiğim gibi beni ilgilendiren nadir bulunması değil..Çok sevdiğim, yıllardır ara ara dinlediğim bir albüm olduğu için burada da paylaşayım dedim...


Tuesday, April 10, 2007

Closing In

Hala umutlarım var ama umut kelimesinin benim için ne ifade ettiğinden pek emin olamadım şu ana kadar.

Üzerlerine yaslandığımda kendimi güvenli hissettirecek duvarlar var, ama çekinmeden arkamı dönebileceğim insan neredeyse hiç yok.

Çevreme ördüğüm sanal duvarlar hasar alıyor, zamanla yıkılıyorlar..Yerlerine belki isteyerek belki istemeyerek daha sağlamlarını örmeye çalışıyorum.Çoğu zaman bu duvarların, pek de hoş olmayan tecrübeler yüzünden oluştuğunu hissediyorum ama elimden birşey gelmiyor.

İnsanların gözlerinin içine baktığımda çeşitli arzular görüyorum.Benim ise tek aradığım daha az insanın yaşadığı huzurlu bir dünyada doğa ile başbaşa hayatımı sürdürebilmek.

In The Woods diye bi grup var, şu anda tüm duygularıma tercüman oluyor:



Bir zamanlar bir mumun bulunduğu bir yerde
Bir adamın kafasının içinde bir melodi çalıyor.
Kelimelerin bu zamanın sembolü gibi,
Pürüzlü kağıtlara işlendiği
Bir geceyarısı ülkesinde gölgeler hareket ediyor.
Delilik ve onun getirdiği eksiklik baş edebileceğimden çok fazla.
Elimde tek bir mum bile olmadan umutsuzca beni keskin tırnaklarıyla,
Kullanacak ve eğlendirecek olan kadını bekliyorum.

Senin derinin altından sürünmek isterdim.
Yasaklanmış ve vahşi günahının içinde eğlenmek isterdim.
Nefesine dokunmak, hoşnutluğunu hissetmek isterdim.
Bir gece cazibesinin parçası gibi bir şey bu..

Eğer şuanda daha yakında olabilseydin,
Doğanın saflığına yaklaşmak isterdik
Eğer şuanda daha yakın olabilseydin,
Dillerimizin üzerinde kelimeler olmazdı.
Eğer şuanda var olsaydın,
Şu ana kadarki varlığımızı kutlardık.
Senin bir şekilde yaklaştığını hissediyorum…

Cennetin sırlarına katıl.
Seçmeli kapılar belki de kaderlerimizi yaklaşan şeytana satacaklar.

Onların hala kaydedilebileceği bir yer olduğunu bilmeme,
Ve onları kış varken sadece baharın çiçeklendirebileceğini bilmeme rağmen,
Aşağılanmış, sahte sözlerle ilgili bir şarkı,
Cankurtaranlarımın bir köşesinde tuzağa düşürüyor onları..
Benimle gel,
Birlikte çorak topraklardan geçeceğiz.
Sırları açığa çıkartacağız.

Basit olan bir arzu yoktur.
Sadece senin seyrek meyveni hasat edenler vardır.
Yazamayacağım o kadar söz var ki.
Ve saklayamayacağım o kadar şey...

Thursday, October 12, 2006

I Am Your Flesh



My eyes are closed.I feel alone.There is something inside me dripping and screaming.How can I feel love when love was something I never had?Talk to me-do you know me, and who I am.I am your flesh,remember me.Tell me who I am,and I will tell you what is behind that door; there is a child who is waiting for you....No one to touch no one to hold.I am alone, fighting against this disease.I lost my eyes.I lost my head.I lost my flesh and my heart-who made me?You made me.I lost my blood.I lost my love.I lost my feelings, and I am losing my mind...