Friday, June 24, 2016

Duyarlı Vatandaş



Berberlerde sırada beklerken sıkıntıdan kenarda duran gazetelere bakmayı hep sevmişimdir.."Vay be memlekette neler oluyomuş?" sorusunun cevaplarıyla böylesine beklenmedik zamanlarda karşılaşmak hoşuma gider..Tahminlerime göre 2052 yılında bile berber salonlarında bekleyen müşterilerin yanındaki sehpanın üzerinde birkaç gazete olacaktır, olmalıdır da..Kaçan şüpheliyi TEKMEYLE durduran DUYARLI vatandaş ha..Ülkede güzel şeyler de oluyor..

Friday, June 17, 2016

Bad English

Bilenler bilir, Bad English adında 80'ler sonu/90'lar başında faaliyet göstermiş, kadrosunda Journey'in has elemanları Neal Schon ve Jonathan Cain'i barındırmış bir Hard Rock grubu vardır..Geçenlerde sürpriz bir yerde 2. ve son albümleri "Backlash" bulduğum grubun Last.fm sayfasını ziyaret ettiğimde ilk başta aşağıdaki manzarayla karşılaştım:



Buraya kadar herşey normal gözüküyordu..

Sayfanın aşağısına doğru inip grup hakkında yazılmış yorumları okumaya başladım..Sonra onu farkettim..Allah aşkına aşağıdaki resimde işaretlediğim yorumu bu sayfada dünyada Türklerden başka hangi millet yapabilirdi:



Saturday, June 11, 2016

En Sevdiğim 10 Sinema Klişesi



Evet, her Hollywood macera filminde en az bir tane arabayla kovalamaca sahnesi yer alır..Korku filmlerindeki şişko gözlüklünün saatleri sayılıdır..Arkasındaki binayı patlatan kahramanımız gözünde güneş gözlükleriyle önüne bakarak olay mahallinden uzaklaşır..Ya da tam kurşunu yemek üzereyken arkadan aniden gelen bir silah sesiyle düşmanı yere yığılır..Ama bunlar benim favori film klişelerim değiller, en sevdiklerimi aşağıda sıraladım:


- Korku-gerilim filmlerinde (Genellikle filmin başında) sessiz, karanlık bir yolda ürkmüş halde ilerleyen karakterin arkasında karanlıkların içinden aniden tanıdığı birinin belirmesi ve kahramanımızın “Az daha korkudan ölüyordum Derrick” tarzı bir şey söylemesi..

- Göreve yeni atanan dedektifin partnerinin kadın olması durumunda başta birbirlerine uyuz olmaları, filmin ilerleyen bölümlerinde ise tutkulu bir aşk yaşamaları..

- Hayatı suç içinde geçen adamın “Bu benim son işim olacak” diyip büyük bir soygun işine girmesi ve genellikle nalları dikmesi..

- Dövüş filmlerinde adamımızın şampiyon olmadan önce mutlaka en bir kere dayak yemesi..

- Kötü adam tarafından yakalanan kahramanımızın, basitçe kafasına bir kurşun sıkıp öldürülmek yerine uzun bir konuşmanın ardından karmaşık yollardan öldürülmeye çalışılması ve sonunda yine karmaşık bir yöntemle kurtulması..

- Romantik komedilerde uyurken güzel bir kadın tarafından öpüldüğünü sanan, ancak aslında evcil bir hayvan tarafından yalanmakta olan “Rüya gören adam” sahnesi..

- Korku filmlerinde en ukala ve sinir bozucu karakterin en feci biçimde can vermesi..

- Polisiye filmlerde yeni evlenmiş olan polis memurunun ilk hakkın rahmetine kavuşacak kişi olması..

- Spor filmlerinde sefalet içindeki takımı sıfırdan alıp başarıdan başarıya koşturan koçun takımının final maçında gerilerden gelip son saniye golü-basketi-sayısıyla maçı kazanması..

- Savaş filmlerinde bölükteki serseri, önüne gelene iğrenç şakalar yapan uyuz herifin ilerleyen bölümlerde yediği kurşunla hastanede can çekişirken arkadaşlarının "Sen aslında iyi bir adamsın Colin" sözleri eşliğinde cehennemi boylaması..

Wednesday, June 08, 2016

Like Tears In Rain



"All those moments will be lost in time, like tears in rain."

Friday, June 03, 2016

Black Sabbath Vol 4



En sevdiğim Black Sabbath albümlerinden birinin plağını Record Store Day'de Türkiye'nin saygıdeğer müzik dükkanlarından Hammer Müzik'ten satın aldığım için sevinçliyim..

The Little Things Vol:19 / Ceren Erman Drawings


Harmaa Design ortaklarından sevgili Ceren Erman'a ait çeşitli çizimler...


Belgin Doruk:




Game Of Thrones-Dragon:




Game Of Thrones-Khal Drogo:




Pacmanler:




Thor:




Various Game Of Thrones Characters:


Thursday, June 02, 2016

İz Bırakan Sahneler - 6 / Kingsman: The Secret Service - Absurd And Convoluted Way To Kill



"Harry Hart: What did you do to me? I had no control. I killed all those people. I wanted to.
Valentine: Clever, isn’t it? In simple terms, it’s a neurological wave that triggers the centers of aggression and switches off inhibitors.
Harry Hart: Transmitted through your nasty, free SIM cards, I assume.
[Valentine walks over to Harry]
Valentine: Do you know what this is like? It’s like those old movies we both love. Now I’m gonna tell you my whole plan, and then I’m gonna come up with some absurd and convoluted way to kill you, and you’ll find an equally convoluted way to escape.
Harry Hart: Sounds good to me.
Valentine: Well, this ain’t that kind of movie!"


Monday, May 23, 2016

Our Problems Are Man Made



Rahmetli başkan Kennedy ne güzel söylemiş:

"Our problems are man-made — therefore, they can be solved by man. And man can be as big as he wants. No problem of human destiny is beyond human beings"

Wednesday, May 18, 2016

Faith No More - Last Cup of Sorrow



With a new face you might surprise yourself..

Thursday, May 12, 2016

Lahmacununuzu Yiyin Doğruyu Söyleyin...



Kaybolmaya yüz tutmuş bazı değerleri yeniden inşa etmek için lahmacun yiyin..


Wednesday, May 04, 2016

The Little Things Vol:18 / USB'den Çalışan Ninja Fanı



İyi serinletiyor ama biraz gürültülü..

Wednesday, April 27, 2016

Merhaba Baba

Ölümünün üzerinden 1 yıl geçtikten sonra mezarının başındayım..

İlk başlarda (Yakınını kaybeden herkesin söylediği gibi) her an geri gelecek gibiydin..Cenaze işlemleri sırasında bile hala ne olduğunu tam olarak anlamış değildik..Yakınlarımızın desteği ile ayakta kalmaya çalıştık..Hatta eve ziyarete gelen insanları memnun etmeye çalışmak acımızı biraz erteledi..

Çok sevdiğin; hakkında hiçbir zaman olumsuz birşey konuşmadığın İş Bankası, bir kurumun eski çalışanının vefatından sonra ailesine hem cenaze işlemleri sırasında hem de sonrasında ne ölçüde sahip çıkabileceğini gösterdi. Bu ülkede emeklisinin ölümünden sonra eşine asgari ücretin yaklaşık 3 katı kadar maaş bağlayan başka bir kurum daha olduğunu zannetmiyorum..

Cenazene nerdeyse bütün mahalle geldi biliyor musun? Sokağımızda seni bir şekilde tanımış olan herkes oradaydı. Yıllardır görmediğim, isimlerini hatırlamakta zorluk çektiğim insanlar bile senin için dua ettiler..

Eskiden Karacaahmet Mezarlığı'nda yatmakta olan büyüklerimizi ziyaret ederken hep mezarlıklarda huzur bulduğunu söylerdin. Ben de şu an mezarının başında otururken huzurlu ve sakin hissediyorum..Etraftaki yalandan yere toprağa su döktürmeye, çiçek dikdirmeye çalışarak şu kutsal yeri bile ticarethane olarak kullanan birtakım pis adamları umursamıyorum..

Yalan demişken, yaşarken bana öğretmiş olduğun en anlamlı değerler dürüstlük ve güvendi..Şu güne kadar kimseyi kazıklamaya çalışmadım..Sahtelikten, yalakalıktan, yapmacık sözlerden uzak durdum..Bu beni nereye kadar götürecek bilmiyorum, çünkü şu anda gerçekten samimiyetsizliğe, fesatlığa, çekişmeye ve adam kullanmaya dayalı bir düzen içinde yaşıyoruz ve insanlara güvenerek iş yapmak, bu acımasız hayatta olduğun gibi davranarak bir yerlere varmak zor. Ama ben hala senin bana öğretmiş olduğun değerlere inanıyorum..Şu güne kadar kimseye bile bile kötülük yapmadan yaşadığım için gururlu hissediyorum..Zaten bir yalan söylediğinde eninde sonunda bir yerden karşına dert olarak çıkmıyor mu? Aynı şekilde birine bir iyilik yaptığında (Çoğu zaman aradan uzun zaman geçmesi gerekse de) karşılığını alıyorsun..Senin de dediğin gibi, bu dünyada hala iyi insanlar var..

Bence toplum içinde sağcılık-solculuk gibi keskin çizgilerle ayrılan bir kavram daha var: İnsanın babasının hayatta olması ya da olmaması..Arkadaşlarımı dinliyorum; hemen hepsi önemli bir karar almadan önce babalarına danışıyorlar, çoğu borca babalarının verdiği güvenle giriyorlar..Benim artık böyle bir şansım yok..

Rahat uyu Baba..Yine görüşürüz...

Friday, April 08, 2016

Ağlıyorduuuu, Yalvarıyorduuuu

Uzun zamandan beri televizyon izlemiyordum..Bir önceki gün İstiklal Caddesi'nde bomba patlamış olduğu için İstanbul sokakları boştu, insanlar evlerinden çıkmaya cesaret edemiyorlardı..Terörü yaşıyorduk..Yapacak başka hiçbirşey olmadığı için televizyon kumandasının açma tuşuna bastım ve karşıma bu samimiyetsiz adam ve kendisine yöneltilen zekice sorular çıktı..Tereddüt etmeden televizyonu kapattım..Bir yerlerde bazı soruların cevapları olmalıydı, ancak onları bulacağım yer burası değildi..

Friday, April 01, 2016

Thursday, March 24, 2016

Baban Pilates Yapmazdı



"Annen Dans Etmezdi" konseptli rakı reklamı..Bence takdire şayan..

Sunday, March 20, 2016

Wednesday, March 09, 2016

Düşüncesi Güzel



Eski spikerler iyiydi be..

Wednesday, March 02, 2016

Su Altı Temizlik Çalışmaları



Denize Cengiz Kurtoğlu kaseti atan adamı özellikle tebrik etmek istiyorum..

Wednesday, February 24, 2016

İz Bırakan Sahneler - 5 / Chasing Amy: In Love With Alyssa



Bir filmde gördüğüm en içten aşk konuşması olabilir..


"Alyssa: Why are we stopping?

Holden: 'Cause I can't take this.

Alyssa: Can't take what?

Holden: I love you.

Alyssa: You love me?

Holden: I love you. And not, not in a friendly way, although I think we're great friends. And not in a misplaced affection, puppy-dog way, although I'm sure that's what you'll call it. I love you. Very, very simple, very truly. You are the-the epitome of everything I have ever looked for in another human being. And I know that you think of me as just a friend, and crossing that line is-is-is the furthest thing from an option you would ever consider. But I had to say it. I just, I can't take this anymore. I can't stand next to you without wanting to hold you. I can't-I can't look into your eyes without feeling that-that longing you only read about in trashy romance novels. I can't talk to you without wanting to express my love for everything you are. And I know this will probably queer our friendship - no pun intended - but I had to say it, 'cause I've never felt this way before, and I-I don't care. I like who I am because of it. And if bringing this to light means we can't hang out anymore, then that hurts me. But God, I just, I couldn't allow another day to go by without just getting it out there, regardless of the outcome, which by the look on your face is to be the inevitable shoot-down. And, you know, I'll accept that. But I know, I know that some part of you is hesitating for a moment, and if there's a moment of hesitation, then that means you feel something too. And all I ask, please, is that you just - you just not dismiss that, and try to dwell in it for just ten seconds. Alyssa, there isn't another soul on this fucking planet who has ever made me half the person I am when I'm with you, and I would risk this friendship for the chance to take it to the next plateau. Because it is there between you and me. You can't deny that. Even if, you know, even if we never talk again after tonight, please know that I am forever changed because of who you are and what you've meant to me, which - while I do appreciate it - I'd never need a painting of birds bought at a diner to remind me of."

The Wolf Among Us



Bir başlayınca bir daha bırakılamayan oyunlardan..

Friday, February 19, 2016

Bir Underground Müzik Grubu Olarak Megadeth

Bu ilanı şuraya kadar anlayabiliyorum:



Ama Seyhan Müzik'te bile bulabiliyorsun be kardeşim:

Thursday, February 11, 2016

Kadife Sesli Sanatçı İlhan İrem



Bir Cumartesi gecesi Beşiktaş'ta henüz yeni açılmış olan bir kafede kahvemi içtikten sonra ziyaret ettiğim tuvaletin kapısında karşıma çıkan resim..Konuşamadım..

Tuesday, February 09, 2016

Sabır Küpü Şerif Issı



Nesilden nesile aktarılması gereken ölümsüz bir vidyo..

Wednesday, February 03, 2016

Korkma Acımayacak



Hayatımda çok fazla saray ziyaret etme şansım olmadı ama ziyaret ettiklerimden birisi Levent'teki Kemal Özkan Sünnet Sarayı'ydı..Resimde en solda yer alan babamdan sünnet hediyesi olarak çoğu Macera Tüneli serisinden olmak üzere pekçok kitap istemiştim ve biraz ağrılı geçen süreçte hepsini okumuştum..Sene 1992, allah rahmet eylesin...

Wednesday, January 27, 2016

Dmtzz



Blog hakkında bu güne kadar aldığım en güzel yorumlardan biriydi...

Friday, January 22, 2016

(Acı Ama Gerçek) Ofis Kanunları

Elbette ki istisnalar vardır ama gördüğüm kadarıyla kızlı-erkekli en az 15-20 kişinin çalıştığı bir ofiste:

- Mutlaka her an herkesten ve her şeyden şikayet etme potansiyeline sahip en az bir çalışan vardır..(Bunların yüzde 90'ı kadındır)
- Herkes mesai saatleri içinde kusursuz maskelerin arkasına gizlenir, gerekli rolleri oynar; mesai bittikten sonra da aslında olduğu kişiye dönüşür..
- Herkesle en fazla samimi gözüken yönetici, kendisine verilen işi başkalarına paslamaya en istekli olandır..
- En büyük eğlenceleri şaka yoluyla birilerinin eşine dostuna kek, börek yaptırmak; yemek ısmarlattırmak olan tipler vardır..
- Hayattan tek beklentisi yüksek mevkilere gelip daha çok para kazanmak olan, insani değerlerden yoksun, hırslı, antisosyal ve anlattıklarına zoraki şekilde güldüğünüz en az bir kişi vardır..
- Başına kötü bir şey geldiğinde en azından seni dinlemek yerine usulen “Yapabileceğim bir şey var mı?" diye soran adamlar, en samimiyetsiz ve işin olmayacak adamlardır..
- Yeni işe başlayan kızın bir süre sonra sevgilisi, nişanlısı ya da kocası olduğu ortaya çıkar ve bunun sonucunda ofisteki müzmin bekarlar bir kez daha hayal kırıklığına uğrarlar..
- İnsanlar yüksek unvanlara geçtikçe ve maaşları arttıkça daha pinti olurlar..
- Ofis erkekleri futbol hakkında atıp tutmaktan, birbirleriyle sonu gelmeyecek tartışmalara girmekten keyif alırlar..
- Herkes telefon ve araba konularında uzmandır..
- Arkadaşına “Kahve içer misin canım?” diye soran kadın aslında o arkadaşına uyuz oluyordur, bulduğu ilk fırsatta ilgili kişiyi kötülemekten kaçınmaz..
- Öğle yemeğinde, çay-kahve arasında, serviste iş ile ilgili konuşan adamdan uzak durmak lazımdır..
- Birisi hapşırıyorsa, aksırıyorsa ona doktora gitmesini söyleyen kişiler bunu hasta olan kişiyi düşündüklerinden değil; kendi sağlıkları için ve öksürük, aksırık sesinden rahatsız oldukları için söylerler..
- Öğle yemeğinde masaya oturanlar, yemeğe başlamadan önce diğerlerinin tabaklarına ne aldığına bakar..
- İnsanlar çalışma hayatında uyuz oldukları çalışanların ve tanımadıkları, sadece bir yerlerden adlarını duydukları diğer şirket personelinin (Özellikle yöneticiler) tayinleriyle, istifalarıyla, işten atılmalarıyla çok yakından ilgilidir..
- Kolsuz elbise giyen kadınlar, yazın klima açtırmayarak, kışın da klimayı sonuna kadar açtırarak bütün çalışanlara cehennem azabı çektirir..
- "Aa ne güzel koktu", "Kim parfüm sıktı?", "Kim ..... yiyiyor?" diyen kişi aslında bunu rahatsız olduğu için söylüyordur..
- Gün içinde sorulan sorular farklılık gösterse de herkesin kafasında sabit olan tek bir soru vardır: “Bu işi neden ben yapıyorum?”

Sunday, January 17, 2016

Gönülden Sevenler



Hep orada olduklarını bildiğimiz ama kendilerini görmemezlikten gelmeyi tercih ettiğimiz insanlardan bazıları..Duygulu başlıkları ("Pırlantalar az bulunur ama sarraflar daha az") , mükemmel Türkçe bilgisini (Cemate bağlı), korkunç profil fotoğraflarını geçtim de insan neden "Beyazatlı prens dış görevde" diye bir cümle kurar ki, hala onu anlamaya çalışıyorum..

Saturday, January 16, 2016

Zalım Adam



Özgüven gerekli birşeydir...

Friday, January 08, 2016

Saturday, January 02, 2016

21st Century Schizoid Band! HA!



Bir yılı daha geride bırakırken 21. Yüzyılın en sakat gruplarından birisine saygılarımızı gönderiyoruz...

Thursday, December 31, 2015

Saturday, December 26, 2015

Wednesday, December 16, 2015

Bir Sosyalleşme Aracı Olarak Astral Seyahat



Bu ülkede astral seyahate çıkıp ŞEHİR DIŞINDA birtakım insanlarla tanışmanın peşinden koşan adam yaşıyor, biz hala yüzde 49'u 60'ı tartışıyoruz...

Friday, December 11, 2015

Paradise Lost - Fear of Impending Hell




"Never seen the light, I don't know where to escape
From that fear of impending hell"

Saturday, December 05, 2015

IMDb İstatistikleri (05.12.2015)



An itibariyle IMDb istatistiklerime baktığımda aklımdan geçenler:

- Az ama öz kara film izlemişim..
- Vasat slasher filmlerine karşıyım..
- Dram filmleri her zaman o kadar başarılı olmuyor..
- 90'lı yıllar sinemanın altın çağı olsa gerek..
- Sahi ben ne zaman o kadar dram filmi izlemişim yahu?

Saturday, November 28, 2015

Nehir Kongur



Yeğenime bazı şeyleri erken yaşta öğretiyorum..

Saturday, November 21, 2015

Üsküdar Anadolu Lisesi Hocalarımız 1994



Hatırlamalı, sevgiyle anmalı...Ümran Hoca'nın "Vatduydu?" diye bir anda lafa girişi hala kulaklarımda...Hayrettin Hoca, hazırlıkta bütün sınıfa blok flüt çaldırmıştı..(Bir süre sonra üflerken içine tükürük dolduğu için çalamadım, neyse ki kısa bir zaman sonra Megadeth'i keşfetmiştim) Mehmet Manap, densizin tekinin okulun bahçesinde futbol oynarken topa hayvan gibi vurup yandaki inşaatın 3.katına göndermesinin ardından bize "Allah belanızı versin!" diye bağırdığında önce korkmuştuk ama yoğun çabalardan sonra top inşaattan geri alındığında ve maçımıza hakemlik yaptığında ne kadar babacan bir adam olduğunu bir kere daha farketmiştik...Cevat Cücioğlu; boş sınıfa ders anlatmıştı, konuştuğundan kimse birşey anlamazdı, fantastik bir "Tamaaaam" deyişi vardı...Nurbay Aydın denince aklıma ders sırasında "Evet nerdeyiz çocuklar?" diye sorduğunda "Sınıftayız hocam" cevabını alan saftirik bir adam geliyor...Ahmet Övüç isimli şahıs hazırlıkta Türkçe dersimize girdikten sonra hala bilmediğim bir sebepten dolayı hapse atılmıştı..."Oğlum kııııı-ravatını bağla" diye durup dururken ikazda bulunan Şener Şen tipli Hüseyin Demiral'ı unutmak mümkün mü? Türkçe öğretmenliğinden müdür yardımcılığına terfi eden Servet Subaşı az korku salmamıştı bize...(Ama delikanlı adamdı) Güler yüzü ve mütavazi tavırlarıyla Dilşat Mis'i pek bir severdim...Sinirli karakteri ve kabus gibi ceza ödevleri vermesiyle hatırladığım Susanne Voigt, okulun Alman disiplinini en iyi yansıtan hocalarından biriydi, seveni olduğunu zannnetmiyorum...Ha bir de Frau Zach vardı, bilenler bilir...

Saturday, November 14, 2015

Her Malt Kalpten Gelen Bir Mesajdır



Zincir Rock Bar'ın kedileri meşhurdur ama bunun kadar samimi olanını görmemiştim daha önce...

(Sözün aslı: "Her miyav kalpten gelen bir mesajdır-Stuart McMillan"

Friday, November 06, 2015

The Little Things Vol:14 / Jim Abrahams&David Zucker Collection



Gezegenin gelmiş geçmiş en keyifli ve bir o kadar da absürd ikilisine selam olsun...