Wednesday, November 23, 2016
Saturday, November 05, 2016
Friday, October 28, 2016
Friday, October 21, 2016
Friday, October 14, 2016
Saçmaladın Victor (Trabzonspor - Lazio 1994)
Aradan kaç sane geçti, hala gülüyorum bu golü ve Öztürk Pekin'in eşsiz anlatımını izlediğimde...
Tuesday, October 11, 2016
İz Bırakan Sahneler - 8 / Top Secret! - Nick I've Tried Everything
Saturday, September 24, 2016
Ronaldo 7
2016 Eylül'ünün güneşli bir Cumartesi gününde Acıbadem Dörtyol civarında bulunan evimden çıkıp Kadıköy-Beşiktaş vapuruna binmek amacıyla iskeleye doğru yürümeye başladım..Yeldeğirmeni ve Yıldızbakkal tarafındaki demiryolu çalışmaları nedeniyle kapatılan yollardan geçmek mümkün olmadığı için ara sokaklara girip kestirmelerden Adalar-Beşiktaş İskelesi'nin hemen karşısındaki ışıklara ulaştım..Güneş beynime beynime vuruyordu, içgüdülerim bir an önce ışıklardan karşıya geçip karşıma çıkacak ilk vapur veya motora binmemi hükmediyordu..Dalgın bir vaziyette etrafıma bakarken şöyle bir manzara gördüm:

Adamın arka taraftan görünüşü ilk bakışta dikkat çeken cinstendi..Klasik beyaz Real Madrid forması üzerinde yer alan Ronaldo ismi ve 7 numara kabul edilebilirdi ancak formanın sol tarafındaki yer alan kravatlı takım elbiseli vesikalık resmi nasıl yorumlamak gerekirdi? "Büyük ihtimalle lise zamanlarını özlemiştir" diye düşünürken bakışlarım formanın alt tarafındaki topu istop etmiş vaziyetteki futbolcuya doğru kaydı:

Görünüşe göre adam geçmişte top peşinde koşmuş bir futbol sevdalısıydı..Tipi pek Türke de benzemiyordu..Ancak 2016 yılının güneşli bir sonbahar gününde bu vaziyette Kadıköy'de ne yapıyor olabilirdi? Formanın sağındaki resmi görünce şaşkınlığım daha da arttı:

Manchester United kadrosunu 90'lı yıllardan beri aşağı yukarı takip ederim..Denis Irwin, Lee Sharpe, Gary Pallister ve Paul Ince gibi adamları hala isim ve tip olarak hatırlarım(Thanks to Arif Erdem's goal)
Yanlız şu SHARP logolu forma giymiş MANÇESTER futbolcusunu bir türlü hatırlayamadım..Ayrıca 7 numaralı Ronaldo formasıyla bu eski topçu arasında nasıl bir bağlantı olabilirdi? Işık yeşile dönmeden önceki kısa zaman diliminde bunu düşünüp durdum..Gidip konuşsam mı diye düşünürken adam karşıya geçti ve beni cevapsız sorularla baş başa bıraktı..
Bir forma üzerinde bu kadar düşüneceğim hiç aklıma gelmezdi..
Adamın arka taraftan görünüşü ilk bakışta dikkat çeken cinstendi..Klasik beyaz Real Madrid forması üzerinde yer alan Ronaldo ismi ve 7 numara kabul edilebilirdi ancak formanın sol tarafındaki yer alan kravatlı takım elbiseli vesikalık resmi nasıl yorumlamak gerekirdi? "Büyük ihtimalle lise zamanlarını özlemiştir" diye düşünürken bakışlarım formanın alt tarafındaki topu istop etmiş vaziyetteki futbolcuya doğru kaydı:
Görünüşe göre adam geçmişte top peşinde koşmuş bir futbol sevdalısıydı..Tipi pek Türke de benzemiyordu..Ancak 2016 yılının güneşli bir sonbahar gününde bu vaziyette Kadıköy'de ne yapıyor olabilirdi? Formanın sağındaki resmi görünce şaşkınlığım daha da arttı:
Manchester United kadrosunu 90'lı yıllardan beri aşağı yukarı takip ederim..Denis Irwin, Lee Sharpe, Gary Pallister ve Paul Ince gibi adamları hala isim ve tip olarak hatırlarım(Thanks to Arif Erdem's goal)
Yanlız şu SHARP logolu forma giymiş MANÇESTER futbolcusunu bir türlü hatırlayamadım..Ayrıca 7 numaralı Ronaldo formasıyla bu eski topçu arasında nasıl bir bağlantı olabilirdi? Işık yeşile dönmeden önceki kısa zaman diliminde bunu düşünüp durdum..Gidip konuşsam mı diye düşünürken adam karşıya geçti ve beni cevapsız sorularla baş başa bıraktı..
Bir forma üzerinde bu kadar düşüneceğim hiç aklıma gelmezdi..
Friday, September 23, 2016
İz Bırakan Sahneler - 7 / The Usual Suspects - The Greatest Trick The Devil Ever Pulled
"Şeytanın en büyük numarası dünyayı var olmadığına ikna etmektir"
Friday, September 09, 2016
Wednesday, August 31, 2016
Friday, August 26, 2016
Monday, August 22, 2016
Sunday, July 24, 2016
Ülke Güzel De İçinde Yaşayanlar Bir Acayip Sanki..
Bu yazı online ortamlarda kızlarla tanışmak çabası içinde olan, bunu yaparken türlü saçmalıklara imza atan klasik libidosu ve özgüveni had safhada olan dallama türk erkeği modeli üzerine olacak.. Applestore'da Triva Crack adında bir bilgi yarışması var, "Kim 500 Milyar İster?" tadında insanın genel kültürünü arttırmaya yönelik gayet keyifli bir oyun.."Bu hayatta öğreneceğim en ufak bilginin birgün bir yerlerde işe yarayabileceğine" inanan biri olarak bilgi yarışmalarını her zaman sevmişimdir..Bilmek iyidir, ne zaman nerede işe ne işe yarayacağınızı asla tahmin edemediğiniz ilk başta gereksiz gibi gözüken bilgilerin hayat kurtardığına çok defa şahit olmuşumdur..
Her neyse, yakın zamanda bir arkadaşımın başından geçen bir olayı paylaşmak istiyorum..Diyelim ki siz 2016 yılında Türkiye'de yaşayan, akıllı telefonunuza Trivia Crack uygulamasını indirerek birşeyler öğrenmeye çalışan, bunu sadece eğlenmek ve genel kültürünüzü arttırmak için yapan 20'li yaşlarda bir bayansınız..Profilinize her normal insan evladının doğal olarak yapacağı gibi fena gözükmeyen bir resminizi koymuşunuz..Bir anda tanımadığınız bir adam sizinle oyun oynamak istiyor, istek gönderiyor..Kabul ediyorsunuz, daha oyun başlamadan ilgili şahıstan şöyle bir mesaj geliyor:
Adamın daha ilk cümlesinde söylediği yalanı fark eder gibi oluyorsunuz..İnsan kendini tanıtırken neden ilk önce maliye müfettişi olduğunu söyler ki? Korkutucu bir kere, "Gözüm üzerinde, vergi kaçırma!" der gibi bir ifade çıkıyor ortaya..Kısa bir süre sonra "Siz"' li muhabbetten "Ses ver" e dönüyor muhabbet..Tabi ki de cevap vermek istemiyorsunuz..Orada sadece oyun oynamak amacıyla bulunmak istediğinizi vurgulamak istiyorsunuz..
Herif kendini normal birisi gibi göstermek istiyor..Kolay yolu seçip sizi profil fotoğrafınız üzerinden övmeye çalışıyor..Kendini zararsız bir insan gibi gösterip yavşaklıklarına devam ediyor:
İşte burada dengesizlik, cahillik, eziklik, yüksek ego devreye girmeye başlıyor:

"İnfaz bu yani", "Biraz sağduyu", "Konuşmuyorsan çık oyundan", "Benle konuşmaz gider amelelerle muhabbete eder" gibi birbirinden absürd mesajlar üstü üste geliyor..Şaşkınık ve öfke duyguları arasında kalıyorsun..Hiç tanımadığın bir adam seni yapmadığın birşeyler için suçluyor..Kötü hissediyorsun, bir yandan adama cevap vermek istiyorsun:
Herifin çirkinleşmeleri geriyor seni, cevap vermemeyi tercih ediyorsun ama zaman geçtikçe daha iğrenç bir hale dönüşüyor.."Korkma", "Tırsma" falan diyor..Küfür etmek istiyorsun ama edemiyorsun..
Ülke güzel de içinde yaşayanlar bir acayip sanki..
Monday, July 04, 2016
Friday, July 01, 2016
Midway Arcade Origins
Friday, June 24, 2016
Duyarlı Vatandaş
Berberlerde sırada beklerken sıkıntıdan kenarda duran gazetelere bakmayı hep sevmişimdir.."Vay be memlekette neler oluyomuş?" sorusunun cevaplarıyla böylesine beklenmedik zamanlarda karşılaşmak hoşuma gider..Tahminlerime göre 2052 yılında bile berber salonlarında bekleyen müşterilerin yanındaki sehpanın üzerinde birkaç gazete olacaktır, olmalıdır da..Kaçan şüpheliyi TEKMEYLE durduran DUYARLI vatandaş ha..Ülkede güzel şeyler de oluyor..
Friday, June 17, 2016
Bad English
Bilenler bilir, Bad English adında 80'ler sonu/90'lar başında faaliyet göstermiş, kadrosunda Journey'in has elemanları Neal Schon ve Jonathan Cain'i barındırmış bir Hard Rock grubu vardır..Geçenlerde sürpriz bir yerde 2. ve son albümleri "Backlash" bulduğum grubun Last.fm sayfasını ziyaret ettiğimde ilk başta aşağıdaki manzarayla karşılaştım:

Buraya kadar herşey normal gözüküyordu..
Sayfanın aşağısına doğru inip grup hakkında yazılmış yorumları okumaya başladım..Sonra onu farkettim..Allah aşkına aşağıdaki resimde işaretlediğim yorumu bu sayfada dünyada Türklerden başka hangi millet yapabilirdi:


Buraya kadar herşey normal gözüküyordu..
Sayfanın aşağısına doğru inip grup hakkında yazılmış yorumları okumaya başladım..Sonra onu farkettim..Allah aşkına aşağıdaki resimde işaretlediğim yorumu bu sayfada dünyada Türklerden başka hangi millet yapabilirdi:

Etiketler:
Bad English,
Hard Rock,
Mavra,
Müzik,
Türkiye
Saturday, June 11, 2016
En Sevdiğim 10 Sinema Klişesi

Evet, her Hollywood macera filminde en az bir tane arabayla kovalamaca sahnesi yer alır..Korku filmlerindeki şişko gözlüklünün saatleri sayılıdır..Arkasındaki binayı patlatan kahramanımız gözünde güneş gözlükleriyle önüne bakarak olay mahallinden uzaklaşır..Ya da tam kurşunu yemek üzereyken arkadan aniden gelen bir silah sesiyle düşmanı yere yığılır..Ama bunlar benim favori film klişelerim değiller, en sevdiklerimi aşağıda sıraladım:
- Korku-gerilim filmlerinde (Genellikle filmin başında) sessiz, karanlık bir yolda ürkmüş halde ilerleyen karakterin arkasında karanlıkların içinden aniden tanıdığı birinin belirmesi ve kahramanımızın “Az daha korkudan ölüyordum Derrick” tarzı bir şey söylemesi..
- Göreve yeni atanan dedektifin partnerinin kadın olması durumunda başta birbirlerine uyuz olmaları, filmin ilerleyen bölümlerinde ise tutkulu bir aşk yaşamaları..
- Hayatı suç içinde geçen adamın “Bu benim son işim olacak” diyip büyük bir soygun işine girmesi ve genellikle nalları dikmesi..
- Dövüş filmlerinde adamımızın şampiyon olmadan önce mutlaka en bir kere dayak yemesi..
- Kötü adam tarafından yakalanan kahramanımızın, basitçe kafasına bir kurşun sıkıp öldürülmek yerine uzun bir konuşmanın ardından karmaşık yollardan öldürülmeye çalışılması ve sonunda yine karmaşık bir yöntemle kurtulması..
- Romantik komedilerde uyurken güzel bir kadın tarafından öpüldüğünü sanan, ancak aslında evcil bir hayvan tarafından yalanmakta olan “Rüya gören adam” sahnesi..
- Korku filmlerinde en ukala ve sinir bozucu karakterin en feci biçimde can vermesi..
- Polisiye filmlerde yeni evlenmiş olan polis memurunun ilk hakkın rahmetine kavuşacak kişi olması..
- Spor filmlerinde sefalet içindeki takımı sıfırdan alıp başarıdan başarıya koşturan koçun takımının final maçında gerilerden gelip son saniye golü-basketi-sayısıyla maçı kazanması..
- Savaş filmlerinde bölükteki serseri, önüne gelene iğrenç şakalar yapan uyuz herifin ilerleyen bölümlerde yediği kurşunla hastanede can çekişirken arkadaşlarının "Sen aslında iyi bir adamsın Colin" sözleri eşliğinde cehennemi boylaması..
Wednesday, June 08, 2016
Subscribe to:
Posts (Atom)